4 Kasım 2010 Perşembe

Dağınıklığın Ruhsal Hayata Yansımaları




Bir kitap okudum hayatım kısa bir süre de olsa değişti...
Ben tam bir biriktiriciyim ve aynı zamanda her gün küçük bir bavulla işe gidip geliyorum. Yanımda her an lazım olabilir diye bir sürü şey taşıyorum. Hele bazen spor çantamı da aldıysam ki kendisini genelde taşıyorum, pek kullanmıyorum, sabahları evden kısa bir tatile mi gidiyorum acaba ? hissiyle çıkıyorum. Bazen de evdekilerin şaşkın bakışlarına karşılık, merak etmeyin akşama döneceğim diyorum. Minicik çantalarla gezen kızlar var, onlara bazen hayran çokça sinir olurum. Onlarla aramda yaşam felsefesi farkı olduğuna inanırım. Büyük çanta taşıyan kızlara kanım hemen ısınır. Yalnız değilim, benim gibi onlarda tedbirci diye. Çantam küçük gelirse hemen elime bir karton çantayla durumu hallediyorum...
Evimdeki durum biraz daha farklı. Evlenmeden önce daha fena durumdaydım. Kullanmadığım bir sürü kıyafet ve ıvır zıvırdan kurtuldum. Ama yine de kullanmadığım bir sürü şey var. Yıllarca bu biriktirme, eşyadan ayrılamama, düzenlenecekleri hep başka zamana erteleme huyumu kendi çapımda analiz etmeye uğraştım. Basitçe tembelimde ondan demedim. Sonra bir gün sevgili pisikopati nin okuduğu bir kitap ilgimi çekti.  Kunegond'un Penceresi nde de yorumunu okuyunca bu kitabı hemen bulup okumalı dedim.
Kitabın adı :  Yaşamınızda Feng Shui
Yazan : Karen Kingston
Kitap üç ana bölümden oluşuyor.
1. Dağınıklığı Anlamak : En çok bu bölümde eğlendim. Mesela ben ikinci el eşya sevmem. Sadece sahaflardan kitap alabiliyorum onun dışında kıyafet, ev eşyası almam. Hem tiksinirim hemde hepsinin bir enerji barındırdığına inanırım. Tabi ki en yakınlarımdan aldıklarımdan bahsetmiyorum. Ev kiralarken bile bunu düşünmüştüm. Kitapta da evde daha önce oturmuş insanların mutlu huzurlu olmasının çok önemli olduğu, iyi ya da kötü enerjinin eve yerleşip oturanları etkileyeceği yazıyor. Bizim ev sahibimizde eşini yeni kaybetmiş, ondan bahsederken gözleri doluyordu. Bu evde yirmi beş sene çok güzel günlerimiz oldu dedi, bu benim çok hoşuma gitti. Oh evin dibi köşesi sevgi dolu, bir de rahmetli amca çok okurmuş belki dedim, bu da etkiler bizi, birde duvara monte kocaman kütüphanesi var ki çok işimize yaradı. Okuma durumları beklediğimden iyi gidiyor. Pek kitap okumayan eşim bile kitap okumaya başladı.



Kitabı okurken canına okudum sanırım. Genelde hoşuma giden cümlelerin altını çizerim. Ama bu kitapta biraz abarttım galiba. Çizdiğim bazı cümleler;
*Evinizi ıvır zıvırdan arındırdığınızda bedeninizi abur cuburla doldurmakta doğru gelmez.
*Dağınıklık bagaj fazlası yaratır.
*Daha çoğun daha iyi olduğu, düşüncesi mallarını satmak isteyen üreticilerin kafamıza nakşettiği bir inanç.

Kitabın diğer bölümleri;

2.Dağınıklığı tanımlamak

3.Dağınıklığı gidermek.

Kitap kişisel gelişim kitapları gibi biraz gaza getiriyor. Ben iki üç hafta bayağı bir düzeltme, atma operasyonları düzenledim ve rahatladım bunu zaman zaman yapmaya karar verdim. Fakat pek uyguladığım söylenemez. Hala listede tamamlanması gereken işler var. Galiba ben liste yapmayı iş yapmaktan daha çok seviyorum.

3 yorum:

  1. Yazina bayildim :)

    Ben de bu durumdan muzdarip bir insan olarak, sayende simdi su an karar verdim.

    Nisan ayi gibi tasiniyoruz. Kullanmadigim butun esyalarimi ve kiyafetlerimi herkese dagitacagim... Hatta bu isi kolileri hazirlamaya baslamadan once yapmam lazim ki onlari da yeni eve tasimamaliyim.

    Bir an once kitabi edinmeliyim. Tesekkurler :)

    YanıtlaSil
  2. Kitapçı Kız, Yararlı olabilisem ne mutlu bana :))
    Ben de artık düzenli olarak kontrol ediyorum etrafımda kullanmadığım ne varsa veriyorum çok rahatlatıyor. Kıyafetlerimde bunu sağladım gibi bir de diğer eşyalarımdan da ayrılmayı başarabilirsem bayağ rahatlayacağım.
    Gülse Birsel'in aylar önce yazdığı bu yazıyı da paylaşmak istedim. Çok doğru tesbitler var http://www.sabah.com.tr/Pazar/Yazarlar/birsel/2010/08/15/alisveris_merkezleri_mutluluk_satar_mi

    YanıtlaSil
  3. neden artık yazmıyorsun..tembel balık?

    YanıtlaSil