20 Ekim 2010 Çarşamba

Aşk mı para mı ?

Her zaman aşk. İki gönül bir olunca ooo derdim ama zormuş....
Bugün parayla ilişkimi sorgulamak istedim. Onunla ilişkim önce okul öncesi annanemle dedemin eski mahallesinde çikolata gazoz alırken başladı. Sokakta oynarken arada bakkala gidip dedemin hesabına yazdırırdım. Yani para elimde olmadan harcıyordum. Kredi kartlarına düşkünlüğüm taa o günlere dayanıyor herhalde... Sonra okul dönemi ilkokulda çok hatıram yok parayla ilgili galiba. Evin en küçük çocuğu olarak genelde nazlanırdım. Ama tabi şu anki tüketim toplumundan eser yok . Sürekli bir alma durumu söz konusu değil. İdare var, sökükleri dikme , ayakkabıları tamire gönderme var. Kıyafet ayda yılda bir alınır zaten evin en küçüğü olunca bir sürü ikinci hatta üçüncü el kıyafetim oldu. Ayakkabı alma olayı bayağı etraflıca düşünülür numarası modeli için karar vermek zaman alırdı. Tek maaşla canım babacığım hiçbir şeyimizi eksik etmemek için hep ek kazanç için çalıştı. Annemde dirlikli becerikli kadındı. Di'li geçmiş zaman kullanmaya gerek yok ikisi de hayatta çok şükür. Zaman değişti her şeye ulaşmak artık çok kolay. Taksit o zamanlar da vardı senet imzalardın her ay ödeme yapacağın mağazaya gelip ödeme yapardın. Küçük yerlerde hala bu tür alışveriş sürüyordur belki de. Lise yıllarında kıyafete biraz daha düşkünlük başladı. Belki de para kazanma isteğim ilk o zamanlar başladı. Genel olarak az para, çok para, ne kadar gerekli para, kavramlarından uzak büyüdüm. Bayram harçlıklarıyla bakkaldan ıvır zıvır almaya giderdik. Onlara da düşkünlüğüm acaba o çocuk bayramlarımı hatırlattığı için mi acaba ? Ve ben yemek konusu açılmadan bir blog yazdığımı görebilecek miyim ?
Sonra iş hayatında ilk yıllar bol mesai saatlerine karşılık çok az maaşlar, üç dört yılımda böyle geçti. Şimdi daha rahat koşullarım ama bir türlü ayağıma göre uzatmayı yatırım yapmayı başaramıyorum. Para kavramını ben kredi kartlarımın son ödeme günleri hatırlayıp sonra tamamen çıkarıyorum. Hesap kitaptan çok hoşlanmıyorum. Bu bekarken daha doğrusu bir evin sorumluluğu üzerimde değilken sorun çıkarmıyordu ama artık sorun çıkarıyor. Bohem bir hayat belki de benim istediğim. Bir balığa da ancak bu yakışır :)

Şimdi dünyaca kabul gören bütçe paylaşım durumlarına bir göz atalım ;

  • %35  ev ihtiyaçları
  • %15 borç ödeme
  • %25 yaşamsal ihtiyaçlar
  • %15 ulaşım
  • % 10 tasarruf


2 yorum:

  1. Dünyada kadinlar bir cok nedenlerden dolayi para ile iliskileri cok pozitif degil. Genellikle kadinlar ailerinde para ile ilgili negatif davranislari örnek aliyorlar. Ailenizde inceleyin sizin paraya karsi tutumunuzun aynisini götüren biri vardir. Ama tabi bu tutum degisebilir ama bunu sizin cok istemeniz lazim. Paraya karsi tutumuzu esiniz veya evliliginiz icin degil kendiniz icin degistirmeniz sart. Ama bence bu blogda basardiginizi yazdiginiz seyler gibi onu da basarabilirsiniz.:)

    YanıtlaSil
  2. yorumun için çok teşekkür ederim. Bu yazıyı yazdıktan sonra bir radyo programında Özlem Denizmen'i dinledim.Kendisinin internet siteside var.Ülkemizde bireysel para yönetimi bilgisinin artması ve ülkemiz insanın daha mutlu, finansal huzurlu bireyler olması çabası içinde PARA DURUMU girişimini başlatan kişi olarak tanımlıyor. Videoları etkileyici bayağ, silkelenmeme neden oldu. Galiba parayla aramı düzeltebileceğim :))Her şey anlamakla başlıyor bu aralar pek sık kullanılan 'farkındalık' önemli....

    YanıtlaSil